Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

Avukat Önder Durdu Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Dava Şartı Olarak Arabuluculuk,  3. Yazı Dizisini yayımladı.

 

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Dava Şartı Olarak Arabuluculuk, 3. Yazı Dizisi

 

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Dava Şartı Olarak Arabuluculuk İş hukukunda dava şartı olarak arabuluculuğun zorunlu hale getirilmesinden yaklaşık bir sene sonra Resmi Gazete'de yayınlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Genel Kurulunda kabul edilen 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Türk Kanununa eklenen 5/A maddesi ile, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. 

 

Avukat Önder Durdu, Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Dava Şartı Olarak Arabuluculuk, anlaşılacağı üzere, dava şartı olarak arabuluculuk düzenlemesi anılan hüküm uyarınca ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Üstelik tüm ticari davalar değil, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içeren ticari davalar açısından arabuluculuk bir dava şartı haline getirilmiştir. Söz gelimi, bir finansal kiralama sözleşmesi kapsamında talep edilen maddi tazminat için öncelikle arabuluculuğa başvurmak gerekmekle birlikte, sözleşme konusu malın iadesinin talep edildiği davada arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmeyecektir.

 

Objektif dava yığılmasının olduğu durumda ise, bir diğer deyişle davanın birden fazla asli talep içerdiği durumda, her bir talep bağımsız bir dava olarak kabul edilecek ve arabuluculuk söz konusu talep açısından dava şartı ise buna ilişkin hükümler uygulanacaktır.

 

 

 

Yazar: Avukat Önder Durdu